Esat: İran ve Suriye arasında tarihi, derin, stratejik ilişkiler vardır

Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esat, İran ve Suriye arasında tarihi, derin, stratejik ilişkiler olduğunu söyledi.

EL Alem Televizyonuna mülakat veren Esat, Suriye, Rusya ve İran arasındaki ittifak ve durumuna ilişkin soruya karşın; Suriye ve İran arasında 40 yıldan fazla bir süredir stratejik bir ittifak bulunduğunu, dolayısıyla bu ittifakın geçici olduğunu söylemenin doğru olmayacağını ifade etti.

Suriye’nin Rusya ile de 70 yıldan fazla bir süredir stratejik ilişkileri bulunduğuna dikkat çeken Esat; Rusya’nın Suriye ile ilişkilerini hiçbir zaman pazarlığa koymadığını, bu ilişkilerde de sadece kendi çıkarlarını hiçbir zaman düşünmediğini söyledi.

Rusya’nın hiç bir zaman Suriye’ye dayatmalarda bulunmadığını belirten Esat; kendi görüşleri olduğunda bunu Suriye ile tartışıp sonuç itibarıyla kararın Suriye’ye ait olduğunun da altını çizdiklerini kaydetti.

Üç devlet arasındaki ittifaka ilişkin çıkan spekülasyonlar konusunda ise Esat; bir kısım ayrıntılarda görüş farklılığının olmasının gayet normal olduğunu, bunun da koordinasyon ve temaslarla aşılmakta olduğunu kaydetti. Esat sonuç itibarıyla koordinasyon ve tartışmaların da her taraflar arasında bu açıdan yapıldığına dikkat çekti.

Sözlerine devam eden Esat; tam tersine Suriye, Rusya ve İran arasındaki ittifakın pekiştirilmekte olduğunu, bölgesel ve uluslar arası gelişmelerin yanı sıra üç devletin çıkarlarının da bunu gerektirdiğinin altını çizdi.

İran, Suriye ilişkilerinin satılık olmadığını ve kimsenin bunun için bir bedel tayin etme cüretini göstermeyeceğini ifade eden Esat, ‘’Arabistan, Suriye savaşının başlarında ve daha sonra çeşitli aşamalarda böyle bir konuyu gündeme getirdi. Arabistan, Suriye’nin İran ile ilişkilerini kesmesi durumunda bu ülkedeki durumun normale döneceğini belirtmiştir. Bu bizim açımızdan kabul edilemezdi’’ dedi.

İran ve Suriye ilişkilerinin stratejik olduğunu ifade eden Esat, Arabistan’ın Tahran-Şam ilişkileri hakkındaki tutumunun açık bir konu olduğunu söyledi.

Teröristleri araç olarak kullanan devletlerin krizin başından beri bu gibi öneriler takdim ettiklerine dikkat çeken Esat; Suudi Arabistan’ın ilk baştan beri Suriye’nin İran ile ilişkilerini kesmesi halinde her şeyin güzel olacağı vaatlerinde bulunduğunu hatırlattı.

Esat bu gibi dayatmaların Suriye tarafından ilk baştan reddedildiğini, bunca savaştan sonra da bağımsız kararı ve egemenliğinden ödün vermesinin mümkün olmadığını ifade etti.

İran’ın Suriye’deki varlığının niteliğine ilişkin soruya cevabında Esat; Suriye’de İranlı müsteşarların yanı sıra İran’dan gönüllü olarak teröre karşı savaşmak isteyen militanların da geldiğini belirtti. Esat bu İranlı gönüllü militanların İranlı müsteşarlar tarafından komuta edildiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Esat Suriye’nin hiçbir zaman İranlıların varlığını inkar etmediğini ve bundan da çekinmediğini ifade ederken, İranlı resmi güçlerin bulunmadığının bir kez daha altını çizdi.

Yabancı güçlerin bir devlete girmeleri için iki devlet arasında resmi anlaşmaların yapılması gerektiğini ifade eden Esat; bu anlaşmaların da parlamentolar tarafından onaylanması gerektiğini kaydetti. Esat bu durumda anlaşmaları ya da yabancı güçlerin varlığını saklama ya da inkar etmenin mümkün olmadığına dikkat çekerek, her şeye rağmen İranlı resmi güçlerin olması halinde Suriye’nin bundan çekinmeyip ilan edeceğini söyledi.

Suriye’de Rus üslerin bulunmasıyla neden İranlı üslerin bulunmadığı sorusuna cevabında Esat; bu konuda hiçbir engel ya da sakıncanın olmadığını ifade etti.

Esat İran’ın Rusya gibi stratejik bir müttefik olduğunu, Suriye’de askeri üs kurmada da hiçbir sakınca bulunmadığını belirtti.

İran’ın hiç böyle bir talepte bulunmadığını söyleyen Esat; İran’ın Suriye’de temel amacının terörle mücadele olduğunu kaydetti.

Rusya’nın Suriye’nin talebi üzerine üslerini kurduğunu ifade eden Esat; bunun terörle mücadelede gereklilik teşkil etmesi sonucunda olduğunu kaydetti. Esat gerekmesi halinde Suriye’nin İran’dan da böyle bir talepte bulunabileceğini ifade ederken, fakat şu an İran’ın mevcut şekilde bulunduğu desteğin yeterli görüldüğünü sözlerine ekledi.

Rusya’ya birçok ziyarette bulunmasına rağmen neden İran’ı ziyaret etmediği sorusuna ilişkin cevabında Esat; daha önce İran’a bir ziyaret planı olduğunu, fakat Suriye’de gelişen durumlar nedeniyle bu ziyaretin ertelendiğini açıkladı.

Esat ilk fırsatta bu ziyaretini gerçekleştireceğini belirtirken, bu konuda hiçbir engel olmadığını, meselenin sadece lojistik olduğunu ifade etti.

Esat röportajında Suriye’nin güneyinde yaşana durumlara ilişkin soruya cevabında; Güney Bölgesindeki durumların Suriye’nin diğer bölgelerinde olduğu gibi iki seçenekten ibaret olduğunu belirtti. Seçeneklerin ilkinin uzlaşma olduğunu ifade eden Esat, ikincisinin ya da başka bir değişle uzlaşmanın reddedilmesi halinde askeri yöntem olduğunu ifade etti.

Sözlerine devam eden Esat; Güney Bölgesinin Siyonist İsrail ile çatışma bölgesi olduğuna işaret ederken, orada bulunan silahlıların silahlarını teslim edip 2011 yılı öncesinde olduğu gibi normal yaşamlarına dönmeleri için bir fırsat verildiğini belirtti. Silah bırakmayı reddedenlerin ise başka bölgeye aktarılabileceğini söyleyen Esat; Suriye ordusunun vatanın her karış toprağını terör ve destekçilerinden kurtarma azim ve kararlılığının bir kez daha altını çizdi.

Esat Rusya’nın Güney Bölgesinde uzlaşma fırsatı önerisinde bulunduğunu ve bu yönde çaba harcandığına dikkat çekerken, şu ana dek İsrail ve ABD’nin terör örgütlere baskıları nedeniyle uzlaşma çabalarında henüz bir ilerleme kaydedilmediğini belirtti.

Uzlaşma çabalarının sonuçlarına ilişkin soruya cevabında Esat; şu ana dek Rusya ile ABD ve İsrail arasında görüşmelerin devam ettiğini, terör örgütleri ile hiç kimsenin temasta bulunmadığını kaydetti.

Esat Güney Bölgesinde bulunan teröristlerin uzlaşma görüşmelerine dahil olmadıklarını, bu çabaların sadece Rusya ile ABD ve İsrail arasında olduğunu söyledi. Teröristlerin işverenlerinin talimatlarını uygulayacaklarını belirten Esat; ABD ve İsrail’in şu ana dek uzlaşma yönündeki tüm çabaları engellemeye çalıştıklarını bir kez daha vurguladı.

Suudi Arabistan’ın Suriye’ye güç göndermesine ilişkin soruya cevabında Esat; Suudi Arabistan’ın bağımsız ve egemen bir kararı olmadığını vurguladı.

Esat bu konudaki kararın ABD kararı olduğunu, Suudi Arabistan’ın bu konuda karar egemenliği olmadığını belirtti.

Terörü destekleyen bir kısım devletlerin Suriye’de yeniden yapılanma sürecine katılmaları ihtimaline ilişkin soruya cevabında Esat; yeniden yapılanma konusunda Suriye’nin endişesi olmadığını belirtti.

Esat yeniden yapılandırma sürecinde en önemli etkenin mali kaynak değil de beşeri kaynak olduğunu vurguladı. Suriye’de yeniden yapılanma sürecinin başladığını ifade eden Esat; Suriyelilerin gerekli mali olanaklara sahip olduklarını, yurtdışındaki mali olanakların Suriye’ye girmek için fırsat beklediğini kaydetti.

Dost ve müttefik devletlerin de yeniden yapılanma sürecine katkı sağlayacaklarını belirten Esat; sonuç itibarıyla terörü destekleyen devletlerin mali ya da başka olanaklarına ihtiyaç duyulmadığını belirtti.

Esat, her şeye rağmen Suriye’de terörü destekleyen devletlerin yeniden yapılanma sürecine katılmalarına izin verilmeyeceğinin altını çizdi.

Suriye’nin Hizbullah’tan Suriye’den çekilmeyi talep edip etmediğine ilişkin soruya cevabında Esat; Suriye’de terör ve destekçilerine karşı savaşın devam ettiğini ifade etti.

Esat bu savaşta hala Hizbullah’a ihtiyaç duyulduğunu belirtirken, ihtiyaç kalmadığı zaman bu güçlerin kendilerinden çekileceklerini kaydetti.

Twitter'da Takip Ediniz. @Irna_Turkish

2012



برچسب ها